İnsan Kaynaklarının Geleceği

Merhaba,

Geçtiğimiz günlerde İK Bloggerı Bahar Kümbetli ile teknoloji ile ilgili Twitter’dan sohbet ediyorduk. Bana bir yazısını gönderdi. Yazısını ve konusunu çok beğendim. Neden bu konu üzerine bir yazı yazmıyorum? dedim. Okuyacağınız bu yazının konusu belirttiğim sohbetten ilham alınmıştır.

İnsan, basit ve bir o kadar derin bir kelime. Ateşi bulan, tekerleği keşfeden, sosyal bir canlı. Her şey insan içindir; Sanat, kültür, teknoloji, zevk, üzüntü, acı, üretim, kurumlar. İnsan, ekonomimizde de en değerli varlıktır. İyi yönetilirse kurumuna tahmin edemeyeceğiniz karlar sağlar. Kurumların çapı, çalışanlarının çapı kadardır.

Vitruvian_Man_by_Leonardo_Da_Vinci_small
Tanıyanlar beni bilir, teknolojiyi severim. Ortaokul yıllarında doğum günü hediyesi olarak bana Databank alınmıştı. Dört işlemi yapabilen 100 kişinin telefonunu, adresini aklında tutabilen, ajandası olan teknolojik(!) bir cihazdı. Çok heyecanlanmıştım. O yıllarda iş dünyasına atılınca sadece Databank’ı kullanacağım defter vs. taşımayacağım diyordum 🙂
Hedefimin aksine geçen süre içerisinde o Databank’ı kullanmadım çünkü önce cep telefonları daha sonra ise akıllı telefonlarla tanıştık. Akıllı cihazlar o kadar büyük bir boşluğu doldurdu ki okuduğunuz bu yazıyı bile akıllı telefonla yazıyorum. Teknolojinin göreceli olarak iyi tarafı da bu olmalı.Bilgisayarlar, mikro-işlemciler, işletim sistemleri çok hızlı gelişmektedir. İnsanları korkutan tarafta bu oluyor. Teknolojinin Evrimi insanın evrimine göre daha hızlı ilerlemektedir. Bu hızlı ilerleme iş yapış şeklimizden özel yaşamımıza kadar etkili olmaktadır. Teknolojiyi tasarlayan insanlık, doğası gereği hızla değişen çevre koşullarına ayak uyduramadığı için evrim kurallarına göre zor durumda kalacaktır.
ColbyWalkMac
(27 Yıllık fark)
Teknoloji, iş dünyasını etkileyerek bazı meslekleri tarihin tozlu raflarına kaldırmış. Bazı mesleklerin oluşmasını sağlamıştır. Teknoloji sayesinde Astronotluk, robot mühendisleri, yazılımcılar, e/ticaret uzmanları, sosyal medya uzmanları vb. Yeni meslekler artık işletmelerimizde yerlerini almıştır. Tümdengelim yaparak şu sonuca rahatlıkla varabiliriz; Teknoloji, İnsan Kaynakları Departmanı ve çalışanlarını da etkilemektedir.
12400726_1253294834685757_5158267412553492509_n.jpg

 Tepegözlerin yerini artık bilgisayar ve projektör almıştır. internete bağlı kariyer siteleri, Linkedin, sosyal medya, iş başvurularını, Skype, FaceTime mülakatları, e-devlet toplanması gereken evrakları, mobil imza sözleşme imzalanmasını, ERP Sistemleri çalışan bilgi sistemlerini ve ücret yönetimini etkilemektedir. Teknoloji artık bizim bir parçamız oldu. Onsuz yapamıyoruz. Günübirlik sunumlar için şehir değiştiriyor aynı gün evimize geliyoruz. Mikro açıdan durum bu şekildedir. 2010-2020 arasındaki yıllarda İK olarak yukarıdaki şekilde çalışıyoruz. Peki gelecekte durum Global ve ulusal anlamda İK dünyası nasıl olacak?

Orta ve Uzak Gelecek için İnsan Kaynakları Süreçleri ile İlgili Tahminlerim

-Kuantum bilgisayarlar sayesinde çok kısa sürede çok fazla karmaşık veriler işlenebilecektir,

-Bu sebeple yazılımlar/kuantum bilgisayarlar İnsan Kaynaklarının tüm süreçlerinde daha fazla rol alacaktır,

-Uygun algoritmalar kullanan yazılımlar, kurumun içerisinde olan işgücü nitelik ve nicelik olarak ölçecek ve kurumun ihtiyaçlarını belirleyecektir. Yapay Sürü Zekası sayesinde yazılımlar kurumlarımızda insan kaynakları envanteri, eğitim ihtiyaç analizleri, turnover raporları/planları saniyeler içerisinde yapacaktır,

 artificial_intelligence

-Veri madenciliğini kullanan yapay sürü zekası, işletmenin ihtiyacı doğrultusunda işe alım süreçleri otonom olmaktan çıkacak ve kurumlar işe alımda pragmatik olarak karar olacaktır,

-Sosyal medya daha fazla önem kazanacaktır. İnsan Kaynakları, işe alım süreçlerinde adayların sosyal medya hesaplarını kontrol eden yazılımlar kullanacaktır. Bu sayede adaylarla ilgili sosyal medya kişilik envanteri çıkaracaktır,

-Ön görüşmeleri yapacak olan yapay zeka belirlenen geçici kriterlere ve adayların sosyal medya analizlerine göre eleme yapacaktır,

-Kurumun mevcut durumunu, açık pozisyonları, aday kriterlerini ve adayların uygunluğunu aynı anda değerlendirecek olan yapay zeka yazılımı mülakat süreçlerinde de aktif rol alacaktır,

– Başvurular arasında eleme yapan yapay zeka, sanal mülakatları da yapacaktır. (Not: Şu anda sanal mülakat yapan bir yazılım bulunmaktadır)

-Adayın sorular soracak verdikleri yanıtlara göre gerçek/online mülakata davet etme veya etmeme kararını yapay zeka verecektir,

is-gorusmesi-jizen

-Bu sayede sanal mülakat ile işletmeler zaman ve maliyet tasarrufu sağlayacaktır

-Teknoloji bire bir mülakatları da etkileyecektir.İşe alımcılar, mülakat karar verme aşamasında teknolojik ürünleri kullanacaktır. Örneğin; Birebir mülakatları klasik mülakatlarda ise İK’cılar arttırılmış gerçeklik teknolojisi ile adayların kalp atışları, vücut ısıları vb. verileri eşzamanlı görebilecek. Bu sayede İşe alımcılar karar verme aşamasında adayın doğruyu söyleyip söylemediğini anlayabileceklerdir,

Want-to-develop-a-Google-Glass-App-that-can-control-Drone.-Its-reality-now

-İnsan Kaynakları sistemlerinde yaşanacak olan bu inovasyon sebebiyle kurumlar İşe alım ekiplerini küçültecektir. Çünkü, bir çok işi yazılımlar gerçekleştireceklerdir,

– Durum sadece İşe alım için değil özlük çalışanları içinde geçerli olacaktır. Yapay sürü zekası karışık hukuk kurallarını çalışanların durumları ile eşleştirerek bordro süreçlerinde ilk etapta yığınlarca veriyi işleyecek ve sonuca ulaştıracaktır,

-Daha sonra ise özlük işleri uzmanlarının yerini alacaktır. İşe alımda olduğu gibi işletmeler özlük ekiplerinde de küçülmeye gideceklerdir,

-İşletmenin gelişmesi gereken noktalara göre veri madenciliği yapacak olan yapay sürü zekası, eğitim ihtiyaç analizi çıkaracak bu analize göre çalışanlara eğitim programları düzenleyecektir,

-Bu sebeple E-Eğitimler daha fazla önem kazanacaktır,

-Sistem bir süre sonra tüm departmanlara hakim olacak ve şu anda kullandığımız bir ERP sistemi gibi kuruma entegre edilmiş yazılım olacaktır.

Yukarıdaki maddeler sebebiyle orta ve uzak gelecekte insan kaynakları çalışanlarının yetkinlikleri arasında program yazabilme yetkinliği aranacaktır. Diğer adıyla İnsan Kaynaklarının bilişimcilerin dilinden anlaması ve konuşması zorunlu olacaktır. Bu zorunluluğu piyasa şartları sağlayacaktır. Tıpkı şu an excel’de makro yazma zorunluluğumuz olduğu gibi…

Tabi bunlar benim tahminlerim. Yukarıda yazanları ütopik bulabilirsiniz ama şu anda “ilkel” anlamda bunların çoğunu uyguluyoruz. Aşağıda meraklısına tanımlar kısmında günümüzdeki uygulamaları belirttim. Bunların gerçekleşmesi imkansız hayal olduğunu da düşünebilirsiniz. Fakat yaşadıklarımız bunun tam tersini söylüyor. Aklınıza şu soru da gelebilir; “böyle bir dünyada insan kaynaklarına ihtiyaç kalacak mı?”

Açıkçası günümüzden 100-200 yıl sonra İK’ya ihtiyaç kalmayacağını düşünüyorum. Bu geçiş dönemi çok sert olmayacak. Uzak gelecekte yavaş yavaş insan kaynakları küçülecek. Çünkü Operasyonel İK süreçlerini yazılımlar/robotlar İK’cıların yerine getirecek. Diğer departmanlar için de durum bu şekildedir. Daha sonra ise robotlar/androidler/yapay zekalar insanların yaptığı her işi yapacaktır. Peki İnsanlık ne olacak? Onu da sizin hayal gücünüze bırakıyorum.

 

Emre İnanç Karakaş
İnsan Kaynakları Profesyoneli 

 

 

Meraklısına Tanımlar ve Uygulamalar

Kuantum Bilgisayar (Quantum Computer): Kuantum bilgisayarı, kuantum fiziği ilkelerini kullanacak şekilde dizayn edilmiş, normal bilgisayarların maksimum hesaplama kabiliyetinin, erişebilecekleri seviyenin çok üstlerine çıkarıldığı yapılara denir. Kuantum bilgisayarı küçük ölçekte yapılmıştır ve şu anda pratik bir modele dönüştürme çabaları sürmektedir. (Kaynak: http://www.fizikmakaleleri.com/2013/02/kuantum-bilgisayar.html)
Yapay Zeka (Artificial intelligence) : İdealize edilmiş bir yaklaşıma göre yapay zekâ, insan zekâsına özgü olan, algılama, öğrenme, çoğul kavramları bağlama, düşünme, fikir yürütme, sorun çözme, iletişim kurma, çıkarımsama yapma ve karar verme gibi yüksek bilişsel fonksiyonları veya otonom davranışları sergilemesi beklenen yapay bir işletim sistemidir. Bu sistem aynı zamanda düşüncelerinden tepkiler üretebilmeli (eyleyici yapay zekâ) ve bu tepkileri fiziksel olarak dışa vurabilmelidir. (Kaynak: https://tr.wikipedia.org/wiki/Yapay_zek%C3%A2)
 
Yapay Sürü Zekası (Artificial Swarm Intelligence) : İnsanların deneyim ve duygularından faydalanarak çalışmasını ve kontrol edilmesini sağlar. Bu kavrama göre insan beynini düşüncelerini duygularını okuyacak dijital teknolojiler geliştikçe yapay zekayı bu teknolojilerin kontrolnde geliştirmek daha güvenli olacağı belirtilmektedir. Böylece oluşacak yapay zekalar, aslında insanların vicdanları ve duyguları kontrolü altında hareket edecek ve insan vicdanının kabul etmeyeceği girişimlerde bulunmayacaktır. Elbette şimdilik çok erken aşamada olan bu kavram, belli algoritmalar ışığında işe alım ve performans değerlendirmesi gibi işlemlerde kullanılıyor. (Kaynak: Chip Dergisi Aralık 2015 Sayısı Sayı:1124415 Sayfa:8 Cem Şancı)
 
Veri madenciliği (Big Data): Veri madenciliği büyük veri setleri içinde gizli kalmış, çeşitli amaçlar için kullanılabilecek, yararlı ve ilginç bilgilerin çıkartılması işlemidir. Bu işlemleri yaparken yapay zekânın bir alt kolu olan makine öğrenmesi alanındaki bilgisayar algoritmaları kullanılır. Mantık şu şekildedir; çalışanalrın isimlerinden doğum tarihlerine, aldığı eğitimlerden katıldığı programlara kadar bir veri yığını düşünün. Bu veri yığınından doğru algoritmarla çalışanların profilleri bilgisayar tarafından ortaya çıkarılır. Daha sonra Yapay zeka ise çalışanın veya çalışan grubunun hangi konularda geliştirilmesi gerektiği, eğitim ihtiyaç analizi ortaya koyuyor. Medipol Üniversitesi bünyesinde bu konularda çalışmalar devam etmektedir. Özellikle insan kaynakları uygulamaları alanında veri madenciliği, model ve yazılımları geliştirilmektedir. (secretcv.com/kariyer-rehber…)
 
Sanal Mülakat (Virtual İnterview): Fransa merkezli 3D geliştiricisi I-maginer tarafından yaratılan uygulama Jizen; kullanıcıların yüz hareketlerini, kalp atış ve nefes alma-verme hızlarını okuyabilen sensörlere sahip bir kamera kullanarak çalışıyor. Kendini mülakat için hazırlamak isteyen kullanıcı sisteme giriş yaparak, iş görüşmesini gerçekleştirecek 3 boyutlu “sanal karakter“i belirledikten sonra kendisine sorulmasını istediği soruların zorluk seviyesine karar veriyor. İş görüşmesini yapan “sanal karakter“in, eleman adayına sorduğu sorular karşısında verdiği tepkiler kamera tarafından okunuyor ve analiz ediliyor. Mülakat sonunda ise kullanıcı kendi hareketlerini yeniden izleyebildiği gibi, hangi durumlarda kalp atış ve nefes alma verme hızının değiştiği; hangi sorular karşısında kendini daha tedirgin hissettiği bilgilerine ulaşabiliyor. Çıkan sonuçlara göre kullanıcı, hangi durumlar karşısında nasıl davranması gerektiğine dair eğitime tabi tutuluyor. Bu sayede eleman adayları gerçek bir iş görüşmesi sırasında; “vucüt diline hakimiyet, tedirginlik ve davranış” gibi konuların bilincinde oluyorlar. (Kaynak: fikircibaba.com/adaylar-is-gor…)
 
Artırılmış gerçeklik (Augmented Reality): gerçek dünyadaki çevrenin ve içindekilerin bilgisayar tarafından üretilen ses, görüntü, grafik ve GPS verileriyle zenginleştirilerek meydana getirilen canlı, doğrudan veya dolaylı fiziksel görünümüdür. Bu kavram kısaca gerçekliğin bilgisayar tarafından değiştirilmesi ve artırılmasıdır. Teknoloji kişinin gerçekliği zenginleştirme işlevi görür. Buna karşın sanal gerçeklikte ise gerçek dünya yerine tasarlanıp canlandırılmış bir dünya vardır. Zenginleştirme gerçek zamanlı gerçekleşir ve çevredeki ögeler ile etkileşim içindedir. Gelişen zenginleştirilmiş gerçeklik teknolojisinin de yardımıyla kullanıcı etrafındaki bilgi ile etkileşime girebilir ve sözü geçen sayısal bilgi işlenme ve ayartmaya el verişlidir. Bulunulan çevreyle ilgili yapay bilgi ve ögeler gerçek dünyayla bağdaşabilir. Zenginleştirilmiş gerçeklik teriminin literatüre 1990 yılında Boeing üzerinde çalışan Thomas Caudell tarafından kazandırıldığına inanılır. (google.com.tr/search?q=art%C…)
Bu kavram ile ilgili bir İnsan Kaynakları uygulaması bulunmamaktadır. Bu konuda benim bir fikrim bulunuyor. Gözünüzde arttırılmış gerçeklik gözlüğü ile bir adayla müakatta girdiğinizi düşünün. Adayın sorular sorular karşısındaki vücut ısısını C olarak görebiliyorsunuz. Böylece yalan söyleyip söylemediğini anlayabiliyorsunuz. Bir başka şekilde soru formu kullanmak yerne soruların gözünüzün önünden aktığı bir düşünün. Güzel olmaz mı?

 

Reklamlar

One thought on “İnsan Kaynaklarının Geleceği

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s