İnsan Kaynakları Yönetiminde Yumuşak Güç Kullanımı

Merhaba,

Küçük, basit fakat anlam itibariyle etkili bir konu hakkında yazacağım. İnsan Kaynakları zor bir departmandır. Yeri geldiğinde çalışanlarımızın yanında yer alırız. Yeri geldiğinde ise işverenlerimizin yanında yer alırız. Genellikle de bu savunma eylemleri toplantılarda gerçekleşir. İşverenle toplantı yaparken çalışanlar, çalışanlarla toplantı yaparken işverenler bizi gözlemlemez. Bu durumda çalışanlarda işverenlerde haklarını koruduğumuzu pek göremez. Bu açıdan iki kesime de pek yaranamayız 🙂 Bu durum İK mesleğinin doğasındadır. Bu doğal durumun şikayet edilecek bir tarafının olmadığını düşünüyorum. Mesleğimizin bir başka özelliği de halkla ilişkiler, idari işler, kalite, isg gibi süreçlerle de yakından ilgileniyor durumdadır. Bugün bu konu hakkında yazmak istiyorum. Çalıştığım kurumda İnsan kaynaklarının da idari işlerinde yönetimi bana aittir. İdari işler sebebiyle yemekhanenin  yönetimi de gerçekleştiriyorum.

Yemekhane çalışanlarımızla toplantı yaptığımda zamanlarının yeterli olmadığından, yoüun bir tempo içerisinde olduklarını belirttiler. Konuyla ilgili iş planlarının ve iş yapış şekilleri üzerinde durdum. İş yapış şekillerini onlardan dinledim, inceledim. İş yapışlarında birkaç tasarım değişikliği ile günde 1,5 saat kazanabileceğimizi tespit ettim. Şöyle ki; yemek yenildikten sonra kirli çatal ve bıçaklar aynı biriktirme kovasına bırakılmıyordu. Daha sonra çatal ve kaşıklar yıkanıyor. Ardından ertesi gün yemekte kullanılması için tekrar birbirinden ayrılıyordu. Basit ve  emek yoğun iş anlayacağınız. Üstelik basit olan bu iş için bir yemekhane çalışanımız 25 dakikasını harcıyordu. Yemekhane çalışanın verimliliğini arttırmak ve zaman tasarrufu sağlamak için için kirli çatalları ayrı bir kaba kirli kaşıkları ise ayrı bir kaba bırakılması talimatını verdim. Konuyla ilgili çalışanlar bilgilendirildi, kirli çatal/kaşıkları bıracakları iki ayrı materyaller hazırlandı. Materyallerin üzerine “Lütfen Kirli Çatalları Buraya Bırakınız ve Lütfen Kirli Kaşıklarınızı Buraya Bırakınız” yazdım. Bu yazı materyallerin üzerine asıldı. İlk gün çalışanlar tüm çatal ve kaşıklar eski usül karışık bırakılmıştı. Daha sonra çalışanlarımızı tekrar bilgilendirdik. Sonuç çok çok az değişmekle birlikte yine karışık bırakılmıştı. İlk haftamız böyle geçti.
Pek bir etkisi göremedim.

Geçtiğimiz aylarda Çağlar Çabuk’un yazdığı Yumuşak Güç (*) isminde bir kitap okumuştum. Kitapta despot bir yönetim anlayışı yerine günümüzde demokratik, etkili ve sabırlı bir liderlik/yönetim biçiminin etkili olduğu anlatılıyor. Etkili bir yazarı var, güzel bir kitap. Bu kitapta okuduğum birkaç teoriyi bu konuda test etmek istedim.
İkinci hafta hafta ise farklı bir aksiyon aldım. Yazıyı değiştirdim ve şöyle yazdım; “Çatalınızı buraya bıraktığınız için teşekkür ederiz veya Kaşığınızı buraya bıraktığınız için teşekkür ederiz.” bu sefer ise tüm çatal ve kaşıklar ayrı ayrı  bırakılmıştı. Üstelik tarafımca hiçbir uyarı yapılmamıştı. Evet burada psikoloji bilimini kullandım. Yumuşak güç uyguladım. Çalışanlar bu güce olumlu bir davranışla karşılık verdi.

Sözün özü; çalışanlara değer verin, yönetim stilinizi korku yerine saygı üzerine inşaa edin. Kazan-Kazan her zaman mümkündür.

Emre İnanç Karakaş
İnsan Kaynakları Profesyoneli

(*)Kitap hakkında detaylı bilgi için  http://www.dr.com.tr/Kitap/Yumusak-Guc/Caglar-Cabuk/Egitim-Basvuru/Kisisel-Gelisim/urunno=0000000585624

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s