Bulut Diyerek Geçmeyin! Bir gün Hayatınızı Kurtarır

Merhaba,

İK’nın hemen her alanında çalıştım. Alandan kastım salon ve saha. İkisinin arasındaki farkı merak ediyorsanız daha önce yayınladığım makalemin size yardımcı olacağını düşünüyorum. Makaleme ulaşmak için lütfen tıklayınız.

Bir gün Kırklarelinde bir mağaza açılışımız vardı. Aslında o gün iki mağaza birden açacaktık. Birisinin normu 25 diğerinin normu 15 olmak üzere toplam 40 kişilik norm için daha önce Kırklareli’ye defalarca gitmiştim. Çok keyifli işe alım projeleri gerçekleştirdim. Lokasyon uzak ve sıcak olmasına karşın çok keyif aldım. İşe aldığımız çalışanlara oryantasyon eğitimi vermek için yine düştüm yollara… 2 saatlik bir yolculuktan sonra merkezdeki peynirci kız heykeli beni tüm güzelliğiyle karşıladı. Hava gayet açıktı, eğitim salonuna vaktinde gitmiştim, keyfim yerindeydi. Anlayacağınız güzel bir Çarşamba günüydü. İki günlük bir eğitim planlamıştım. Doğal olarak ta bir gün kalacaktım.

Eğitimcinin eğitimlerinde her zaman söyleriz. Salona erken gitmek gerekir. Projeksiyon ve PC’nin hazırlanması, ikramların hazırlanması, katılımcıların karşılanması önemlidir. Bu kurala uyarak bende eğitim salonuna bir saat erken gittim. 15 dakikada hazırlanır bir kahve alır, katılımcıları beklerim dedim. Projeksiyonu hazırladıktan sonra bilgisayarımı açtım. Tam sunuma gelecektim ki bilgisayarım mavi ekran hatası verdi. Bazı mavi ekran hatalarında bilgisayar yeniden açılabiliyor. Fakat o gün benim bilgisayarım açılmadı. Endişe içerisinde IT departmanını aradım. Sistem uzmanınız bilgisayarın fiilen elinde olması gerektiğini aksi takdirde telefon yoluyla bir şey yapamayacağını belirtti. Çünkü güvenli açılmış modunu denedik, BIOS ayarlarını denedik sanırım bilgisayarım son nefesini vermişti. İşletim sistemini yazan şirkete sinirlenmedim değil! Çünkü profesyonel iş dünyasında bunlar olur biliyorum ancak Genel müdürlükten, yardım almaktan uzak olması ve kötü şans faktörü beni sinirlendirdi. Adaylar ilk olarak eğitime başladıklarında ikramlardan sunuma, salondan eğitime kadar her şey mükemmel olmalıdır. Aksi takdirde çalışan kurumla ilgili olumsuz şeyler düşünebilir. Bu durumda ise her şey mükemmel değildi. Daha doğrusu kötü bir krizle karşı karşıya kaldım. Bilgisayar aramaya başladım. O lokasyonda daha önce mağazamız olmadığı için seçeneklerim dardı. Bölge müdürünü aradım, mağaza müdürünü aradım ama nafile. Basit bir notebook bulamadım. En son bölge müdürümüzle görüşürken “Emre Bey isterseniz eğitimi iptal edelim” dedi. Karşı çıktım. 2,5 saatlik yolu basit bir PC hatasından kaynaklı eğitimimi iptal etmek için gelmemiştim.  Gerekirse gider yeni bir bilgisayar alırım dedim ve öyle yaptım. Katılımcılarımıza ise sürpriz yaparak arkadaşlar sizler için küçük bir kahvaltı hazırladık, eğitime 30 dakika sonra başlayacağız. Bu sırada sizler de tanışın artık siz bir ekipsiniz dedim ve ışık hızıyla şehir merkezine gittim. Bir tane bilgisayar satın aldım. Ms Office’i lisansız kullanamayacağımız için Open Office yüklettim. Sağolsun bilgisayarı satan kişi bana open offce’i internetten indirmek için yardımcı oldu.  Bilgisayarın kurulması vs derken 20 dakikam gitmişti. 10:30’a 15 dakika vardı. Ardından yeni açacağımız mağazaya uğradım. Sunumlarımı ortak klasörden almak için. Elimde PC var ama sunumlar bozulan bilgisayarda kalmıştı. Günün 2. Sürprizi; Merkez ile bağlantı olmadığı için ortak klasöre ulaşamıyordum. Sunuların içerisinde videolar olduğu için de e-posta yoluyla alamıyordum.

 

Bir beyaz yakalı her zaman yedekli çalışmalıdır. Bende o dönemde cloud (bulut) kavramını araştırıyordum. Bir an kendi kendime “neden ortak alana ulaşmaya çalışıyorum ki? Tüm dosyalarım bulutta var zaten dedim.” Vaktinde salona gittim. Telefonumu harici modem olarak kullanıp yeni PC’imi internete bağladım. Oradan da Onedrive’a (o dönemki adı SKY Drive idi) ve dosyalarım karşımdaydı. Üstelik ek bir programa ihtiyaç duymadan tarayıcı üzerinden PowerPoint dosyalarım açılıyordu. Videoları ayrıca indirmem gerekti. O gün sunumumu bu şekilde gerçekleştirdim. Sistem uzmanımız sağolsun akşam gerekli ofis dosyalarını ve şifrelerini iletti. Ertesi gün daha rahat bir şekilde sunum gerçekleştirdim. Peki bulut olmasaydı veya ben kullanmasaydım ne olacaktı? Eğitimi iptal etmek zorunda kalacaktım. Bu durum ise benim kriterlerime  göre bir amatörlük olacaktı.

Peki cloud dosyalama nedir?

Cloud’un tam Türkçe karşılığı bulut demektir. Makalemin bundan sonraki sürecinde bu kavram “bulut” olarak adlandıralacaktır.

Bulut bilişim (cloud computing), bilgisayarlar ve diğer cihazlar için, istendiği zaman kullanılabilen, paylaşımlı veri işleme, depolama, hesaplama gibi yüksek işlem gücüne sahip internet tabanlı konfigüre edilebilir bilişim hizmetlerinin genel adıdır. Bulut bilişim bu yönüyle bir ürün değil, hizmettir; temel kaynaktaki yazılım ve bilgilerin paylaşımı sağlanarak, mevcut bilişim hizmetinin; bilgisayarlar ve diğer aygıtlardan elektrik dağıtıcılarına benzer bir biçimde bilişim ağı (tipik olarak internetten) üzerinden kullanılmasıdır. (*) (*https://tr.wikipedia.org/wiki/Bulut_bili%C5%9Fim)

Özetle bulut teknolojisi, dosyalarınızı USB veya bilgisayarın yanında internette bu hizmeti veren firmanın altyapısını ve serverını kullanarak yedeklemektedir.

​Dosyalarımı bulutta yedeklerken ilk amacım pratik olmasıydı. Çünkü bazen evde de çalışıyordum. Dosyayı USB’e at sonra evde ki bilgisayarıma kopyala, çalış, sonra tekrar usb ye kopyala hem zahmetli hem de riskliydi. Böyle yaparken bir kere güncel dosyayı karıştırmıştım. O yüzden bulut daha pratikti. Dosyayı bulut klasörüne at sonda evdeki bilgisayarından devam et. Zaman açısından Daha verimli. Bugün sizlere bulut konusunda bir inceleme yazısına ayırmak istiyorum.

İlk olarak bulut hizmeti veren birçok marka bulunuyor.

  • Dropbox
  • Google
  • Microsoft
  • Apple
  • Yandex vs

Bu markaların arasında eleme yapmak istiyorum. Hangileri beyaz yakaya daha uygun? Uygunluk konusunda kriterler

  • Marka değeri
  • Güvenli
  • Esnek
  • Her yerden ulaşılabilir.

Ben sizlere sürekli kullandığım Apple (iCloud), Google (Google Drive) ve Microsoft (Onedrive)’un hizmetlerinden bahsediyor olacağım.

Burada bir noktaya dikkat çekmek istiyorum. Yukarıdaki 3 kurum, sadece bulut hizmeti vermiyor. Aynı zamanda web tabanlı üretkenlik yazılımlarını da desteklemektedir. Bu sebeple beyaz yakalar için daha uygundur. İkinci bir nokta da eğer işiniz için bulut teknolojisini kullanmak isterseniz kurumunuzun IT, Bilgi Güvenliği departmanları ile görüşmeniz gerekmektedir. Çünkü dosyaları yüklediğinizde veya dosya yarattığınızda tüm belgeleriniz başka bir kurumun kontrolüne girmektedir. Bu açıdan kurumunuzun bilgi güvenliği protokülüne uymanızı tavsiye ederim. Aksi takdirde 4857 sayılı iş kaunun 25 maddesinin e bendine göre “İşçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması.” Sebebiyle iş sözleşmeniz tazminatsız feshedilebilir. Bunun olmaması için gerekli izinlerin alınması önemlidir.

Şimdi gelelim bulut hizmeti veren kurumlara

drive

1-Onedrive

Microsoft’un hizmetidir. Windows 10 ile bilgisayarla bütünleşik gelmektedir. Ücretsiz olarak 5 GB alan vermektedir. İstediğinizi her dosyayı yükleyebiliyorsunuz. Bunların haricinde bilgisayarda Onedrive klasörüne herhangi bir dosya yaratırsanız veya bir dosyayı bu klasörün içerisine taşırsanız sistem otomatik olarak internetle eşzamanlama yapmaktadır.

Mobil versiyonu da bulunmaktadır. Akıllı telefon ve tabletlerde dosyalarınıza rahatça erişebilirsiniz. Tüm bilgisayarların işletim sistemlerinde ve IOS/Android mobil işletim sistemlerinde kullanabilirsiniz. Word, Excel, PowerPoint ve Onedrive uygulamalarını ayrı ayrı indirmeniz gerekiyor. Her bir uygulamala ortalama 250 MB Ben onedrive hizmetini kullanıyorum. Çünkü WEB üzerinden dosyaları açma ve değişiklik yapma imkanına sahiptir. Word, Exel, Powerpoint, Onenote dosyalarınızı açabiliyor ve ücretsiz bir şekilde düzenleyebiliyorsunuz. Yaptığınız düzenlemeler bulutu kullandığınız tüm makinelerde otomatik olarak işleniyor. Tabi MS Office hizmetini kırpılmış bir şekilde ücretsiz alabiliyorsunuz.  Ta sürüm için Office 365 hizmetini kiralamanız gerekmektedir. Office 365’i de kullandım. O da gayet başarılı.

 

 

1

 

 

2

 

Arayüzü Ms Office yazılımına çok yakın olduğu için kullanımda herhangi bir problem oluşturmuyor. Olumsuz tarafları da yok değil! Google Drive’a göre daha geç eşitleme yapıyor. Bu konuyu hep merak etmişimdir. Windows yazılımını yazan Mirosoft kendi yazılımı üzerinde neden hızlı eşzamanlama sağlayamaz? sanırım internet explorer’dan kalma alışkanlıkları var 🙂 Onedrive’da dosya paylaşabiliyorsunuz ancak dosyayı direkt olarak iletmiyor. Bunun haricinde belgelerdeki bağlantıları açmıyor, video oynatmıyor ve bazı exel makrolarında hata veriyor. Yani çok üst düzey bir excel kullanıcıysanız dosyada işlem yapabiliyorsunuz fakat daha sonra dosyanın bozulma (web üzerinden görüntülendiğinde) ihtimali oluyor.  Bunların haricinde kullanmanızı tavsiye eder miyim? Evet kullanabilirsiniz. Sonuçta herkes .xlsx .pptx .docx formatına alıştığı ve kullandığı için birisine dosya ilettiğinizde açmak için sorun yaşamaz.

drivdde

 

2- Google Drive

Google yaptığı zaman basit ama etkili işler yapıyor. Onedrive kullanmasam Google drive benim ilk seçeneğim olurdu. Onedrive ile yaptığı hemen her işi aynı kalitede ve daha hızlı yapabiliyor. Google, Microsoft’un aksine 15 GB’lık bir alan veriyor. Google Docs ile tüm Ms Office dosyalarınızı görüntüleyebiliyor ve düzenleyebiliyorsunuz. Yine OneDrive’daki gibi, video, bağlantı ve bazı makrolarda sorun yaşayabiliyorsunuz.  IOS/Android için mobil sürümleri bulunuyor.  Google Dokümanlar, Google Slaytlar, Google Tablolar ve Google Drive uygulamalarını ayrı ayrı indirmeniz gerekiyor. Her bir uygulama ortalama 200 MB.  Eksik tarafları yok mu? Elbette var. Öncelikle ekran teması beyaz ve uzun kullanımlarda gözü çok yoruyor. Belki benden kaynaklanıyor ama arayüzü kullanmak bana zor geliyor. Bu konuda alışkanlıklarımdan kaynaklı olduğunu söyleyebilirim fakat bu durum bir dosya hazırlarken verimi düşürüyor.Ayrıca benim gibi profesyonel anlamda dosyalarda çalışıyorsanız Google Docs, size basit gelebilir. Profesyonel düzeyde sizi tatmin edeceğini pek düşünmüyorum. Makalemin başlangıcında anlattığım extrem bir durumda kalırsanız sizi idare edebilir. Fazlasını beklemeyin.  Onedrive ve İcloud’a göre en büyük artısı ise klavyeye dokunmadan sadece sesinizle yazım yapabiliyorsunuz J Bu hakikaten çok güzel bir özellik. Neden şimdiye kadar MS Office’e gelmedi bilmiyorum.” Sesli yazımda hata oluyor mu diye sorarsanız evet oluyor. Ancak bir süre sonra programa alışınca neyi tanıyıp neyi tanımadığını anlıyorsunuz. “Hatta bir konuda bir deneme yapmak istiyorum makalenin bu kısmını Sadece bu kısmını Sesle yazıyorum şu anda ekran görüntüsü alayım sesli yazma ile ilgili ufak bir sorun var Daha önce farklı bir yazılım veya uygulamayı Microsoft Word veya Hazırladığınız bunu Google sesli yazma da kullanamıyorsunuz sanırım Google ürünlerini kullanmamız için yapıyor” Bu özelliğini çok beğeniyorum.

3

 

Türkçe dil desteği de mevcut. Başka güzel bir tarafı ise anket hazırlayıp link üzerinden dağıtım yapabiliyorsunuz.

 

icloud-logo-blue-iphonemonk

iCloud

Beni tanıyanlar bilir. Apple’ı severim. Hatta sıkı bir elmacıyımdır. Yalnız aynı olumlu değerlendirmeyi icloud için yapamayacağım. iCloud Onedrive ve Google Drive ile hemen hemen aynı işlemleri yapabiliyor. 5 GB ücretsiz kullanım alanı veriliyor. Daha da geliştirebiliyorsunuz. Fakat Onedrive ve Google Drive’a her türlü dosyayı yükleyebilirken iCloud’a yükleyemiyorsunuz. iCloud sadece Apple ürünlerinde yer alan iWork, Notlar, Kişiler Takvim ve fotoğrafları yedekliyor. Örneğin bir video veya ses dosyasını icloudda yedekleyemezsiniz.

4

7.jpg

Tabi bu durum kullanıcı açısında iyi bir durum değil. Ofis yazılımları nasıl derseniz. Numbers (Excel’in Apple muadili) dışında çok başarılılar. Hatta Keynote (Powerpoint’in Apple Muadili) bence çok daha başarılı bir sunum programı. Bunların haricnde iCloud’u Apple cihazı dışında sadece bilgisayarda kullanabilirsiniz. Apple cihazınız ve o an internete erişiminiz yoksa iCloud sizi yarı yolda bırakır. Çünkü iCloud, Pages, Numbers, Keynote sadece IOS/Mac OS cihazları için geliştirildi. Apple bu konuda mealen “benim ürünlerimi kullanmak isterseniz benim ekosistemime dahil olmanız gerekmektedir” diyor.

Karar

Bu aşamada kendi kullanım alışkanlıklarınıza bakmanız gerekiyor. Eğer ben dosyalarımı evrensel standartlarda hazırlar ve başkalarıyla paylaşırım diyorsanız OneDrive, basit ve sade bir hizmet kullanmak istiyorum diyorsanız Google Drive, Profesyonel ama farklı işler yapmak istiyorum diyorsanız iCloud kullanmanızı tavsiye ederim. Ben kişisel olarak Onedrive kullanıyorum. Çünkü hazırladığım dosyaların her bilgisayarda sorunsuz açılması gerekiyor. Tabi her üçünü de kullanabilirsiniz. Önemli olan verimli ve sonuç odaklı olmasıdır.

 

Emre İnanç Karakaş
İnsan Kaynakları Profesyoneli

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s